SAĞLIK KÜLTÜR VE SPOR DAİRE BAŞKANLIĞI

Haberler & Duyurular




Yönetici Girişi

Üniversitemiz Diyetisyeni Cansu CAN Soruyor: Kış Mevsimine Hazır mıyız?

     

     Kış aylarına yaklaştığımız şu günlerde beslenmeye yönelik yaptığımız tercihlerde aktivite olarak daha çok kapalı mekanları tercih etmemiz nedeniyle, bu mevsimde istenmeyen kilo artışı kaçınılmaz olur. Kış mevsimi, yazın dikkat edilen sağlıklı beslenme önerilerini unutturup yerini uzun kış gecelerinde kuruyemiş gibi yağlı besinlere ve glisemik indeksi yüksek şekerli ürünlerin tüketilmesine neden olmaktadır. Şekerli besin artışının bir diğer dezavantajı ise şeker ve bağışıklık sistemi arasındaki olumsuz etkileşimdir. Yapılan son araştırmalar özellikle mikroorganizmalarla mücadele eden akyuvarların; rafine şeker tüketiminin artışı sonucu savunma mekanizması olan görevinin büyük bir oranda baskılandığını ve bağışıklık sisteminin olumsuz etkilendiğini göstermektedir. Ayrıca şeker miktarı yüksek olan besinlerin tüketilmesi vücudumuzda var olan hücrelerin besinlerden alınan C vitamininin gerektiği şekilde kullanılmamasına ve insanların bağışıklık sisteminin hastalıklara daha meyilli hale gelmesine sebep olmaktadır.. Bu olumsuz süreci kontrol ederek, olumlu hale getirmek ve hem gereksiz kilo artışına engel olmak hem de sağlıklı ve dengeli beslenip kış aylarında enfeksiyöz hastalıklarına yakalanma riskini azaltmak için kış aylarında tüketimi önerilen besinleri şu şekilde sıralayabiliriz: 

1.Greyfurt: Greyfurt, yüksek posa içeriği ve C vitamininden dolayı besin değeri açısından önemli sebzeler arasındadır. 1 adet orta boy greyfurt ortalama 60 kalori ve 40 mg C vitamini içerir. Bu miktar yetişkin bir insanın günlük gereksinimi olan C vitamini ihtiyacının yaklaşık %66’sını karşılar. Ayrıca bireylerin iştah kontrolünü sağlayıp metabolizma hızını artırmasına destek olması sonucu kilo kontrolünü de sağlamaktadır. Ancak bazı ilaçlar ile etkileşime girmesi nedeniyle bireylerin greyfurtu tüketmeden önce bir uzmana danışmaları gerekmektedir.
2. Brokoli: Kış aylarının vazgeçilmez sebzeleri arasında yer alan brokoli, içerdiği sülforafan maddesi ile antioksidan etki göstermektedir. Son yapılan araştırmalar sülforafanın etkili bir şekilde karaciğer detoksifikasyon enzimlerini aktive ettiği ve kanser hücreleri ile mücadele ettiğini göstermektedir. Ancak bununla ilgili mekanizmalar tam netleştirilememiştir.
3.Su: Su tüketiminin ne kadar önemli olduğunu bilsek de belki de çoğumuzun gözden kaçırdığı aşikardır. Su, tüm metabolizma olaylarının olmazsa olmazıdır. Havaların soğuması ile terleme olayının minumum seviyede olması ve susama hissinin azalması ihtiyacımız olan miktarı karşılamamıza engel olmaktadır. Bu nedenle susama hissi olmadan ihtiyacımız olan su miktarını tüketmemiz gerekmektedir. Su dengesini sağlayabilmemiz için her gün en az 10 bardak su içmeliyiz. 
4.Balık: Balık, özellikle de kış aylarında güneş ışınlarından da faydalanma oranının düşmesi ile eksikliği ön plana çıkan D vitamini yönünden önemli bir kaynaktır. Ayrıca beyin fonksiyonları açısından büyük önem taşıyan omega-3, kalsiyum, selenyum ve E vitamini açısından da katkıları büyüktür.
5.Salep: Arapça “sahlap” kelimesinden dilimize giren salep, bir tür orkide olan bir bitkinin toprağın alt kısımlarında kalan yumrularının işlem görmesi sonucu elde edilen ve toz haline getirilen, sütle kullanılan bir içecektir. Kış aylarında sıkça tükettiğimiz salep, içerdiği yüksek kalori nedeniyle gün içinde tüketimi maksimum bir fincanı geçmemelidir.
6.Zencefil: Keskin tadı ve kokusu nedeniyle birçok kişi tarafından pek talep görmese de özellikle kış aylarında beslenmemizde yer alması gereken baharatlar arasındadır. Yüksek miktarda içerdiği antioksidan ile vücutta oluşan zararlı moleküllere karşı koruyucu etki göstermesinin yanında iştah kontrolünde ve metabolizmayı olumlu yönde etkileme konusunda da oldukça mahirdir.


ODU BASIN